enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
12,6306
EURO
14,2880
ALTIN
729,73
BIST
1.786
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon
Rüzgarlı
26°C
Trabzon
26°C
Rüzgarlı
Salı Sağanak Yağışlı
18°C
Çarşamba Kuvvetli Sağanak
11°C
Perşembe Çok Bulutlu
12°C
Cuma Az Bulutlu
15°C
RESİM AÇIKLAMASI
RESİM AÇIKLAMASI

Turan Tuğlu

Turan Tuğlu
27.08.2021
0
A+
A-

21. Yüzyılda Ortaçağ Karanlığı

Taliban’ın Başkanlığındaki Afganistan’ın durumu, gerçekten çağın çok gerilerinden geliyor. Ortaçağın anlayışı bile, Taliban zihniyetine göre yummuş-yıkanmıştır.

Afganistan’ın önceki yönetimi (Cumhurbaşkanı ve diğer yönetimdekiler) ülkelerini bırakıp kaçtılar.

Afganistan’ın düzenli bir ordusu yok muydu?

Türk Kurtuluş Savaşında, Mustafa Kemal ortaya çıkmadan, yurdumuzun her yanında halk, silahlanmaya başlamıştı. Bu amaçla cemiyetler kurulmuştu. Cemiyetlerin adı, Milli Müdafaa Cemiyetleriydi.

Amaçları, düşman topraklarına girer girmez, topraklarını ve bu topraklar üzerinde yaşayan halkı korumaktı. Hiç kimsenin aklına, ülkesini bırakıp kaçmak gelmiyordu.

Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkar çıkmaz, ilk işi, parça parça olan cemiyetleri bir araya getirmek, düzenli bir ordu kurmak, Büyük Millet Meclisini açmak ve meclis kararlarıyla Türk Ulusunun tümünü düşmana karşı harekete geçirmekti. Mustafa Kemal düşündüklerinin tümünü günü geldikçe uygulamaya koydu.

Tarihi bağlarımız olan Afganistan’da, Türk Ulusunun düşüncelerini eyleme koyacak hiçbir hareket görmedik.

Kapkaranlık bir dünyası olan Taliban, elini kolunu sallayarak Kabil’e girdi.

Taliban’ın ilk emri kadınlarla ilgiliydi. Kadınlar yanlarında erkekleri olmadan sokağa çıkamayacak. Sokakta konuşmayacak, kız çocukları okula gitmeyecek, kadınlar dışarda çalışmayacaktı.

Kabil’de Cumhurbaşkanlığı köşküne ve Komutanın Makamına doluşan Taliban’ın adamları, her tarafı yağmalamaya başladı. Hele o makamlara doluşanların, çıplak ayaklarıyla koltuklara bağdaş kurup oturmalarını, ellerine geçirdikleri yiyecekleri ağızlarına tepmelerini, havaalanına doluşan binlerce Afganlının kargo uçağının içine doluşmalarını ve içeri giremeyenlerin uçağın tutunabilecekleri yerlere sarılmalarını görmeliydiniz.

İçinde bulunduğumuz dünyada, bir ulusun, önce komşularıyla, sonra da diğer dünya ülkeleriyle hiçbir bağ kurmadan yaşayabilmeleri mümkün mü?

Elbette değil.

Taliban, dünyayı kendine benzetmeyeceğine göre, kendini uygarlaştırmaktan başka bir yolu yoktur.

Taliban da uygarlaşamayacağına göre, düşüncelerinin, eylemlerinin İslam Dini ile bağdaşır bir yanı da bulunmamaktadır.

O zaman ne olacak?

Dünya ile uyum içinde olan bir başkası çıkacak, Taliban’ı devirecek ve ülkenin başına geçecektir.

Taliban kafasıyla içinde bulunduğumuz çağda bir devlet yönetmek, akıllara ziyandır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.