enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
12,6306
EURO
14,2880
ALTIN
729,73
BIST
1.786
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon
Rüzgarlı
26°C
Trabzon
26°C
Rüzgarlı
Salı Sağanak Yağışlı
18°C
Çarşamba Kuvvetli Sağanak
11°C
Perşembe Çok Bulutlu
12°C
Cuma Az Bulutlu
15°C
RESİM AÇIKLAMASI
RESİM AÇIKLAMASI

Başlık 7

Başlık 7
24.06.2021
0
A+
A-

Ekonomik Pandemi.!

Merhaba değerli okurlar. Yüreği insan sevgisi ile çarpanlar, olaylara tek bir pencereden değil, bir çok yönden, “adalet, merhamet ve Yüce Yaradan’ın emrettiği şekilde aklederek” bakanlar.

İlk yazım nasıl olsun hangi konulara değinelim derken bir kaç gün önce kaleme aldığım ve hala gün gibi tazeliğini koruyan derler ya, tamda o şekilde olan bu kısa ekonomik analizim gözüme ilişti. Affınıza ve hoşgörünüze sığınarak sizlerle paylaşmak istedim. Hayat sadece ekonomiden ibaret olmasa da, hayata dair bir çok problemin altında ekonomi vardır.

Yıllardır, “Tüketin ki Ekonomi Büyüsün” sloganı ile topluma yiyin için kendinizden geçin dercesine, biriktirmeyin, harcayın, esnaf kazansın; paranız yoksa da faizleri indirdim, erteledim, kredi çekin ve tüketin dediler.

Banka kredi büyümesi verileriyle ekonominin ne kadar büyüdüğünü hesapladılar. Borç arttıkça büyüme oranlarımız şöyle oldu, böyle oldu diye sevindiler.

Borçlanarak, kontrolsüz bir şekilde israf edildi. Geleneğimizde ve Dinimizde yeri olmayan davranış biçimleri kabul gördü ve coşkuyla alkışlandı.

AVM ekonomisi yaratıldı. Ama AVM’lerin çoğunun sahiplerinin yabancı olduğu gözardı edildi. Para birimi TL olan Ülkemizde ekonominin lokomotifi AVM’lerin dükkan kiraları Euro ve Dolar cinsinden ödenemez hale geldi. Orta ölçekli esnaf battı, küçükleri kıyıda, köşede, kaldırım üzerinde can çekişir hale geldi. Büyük markalar devam etmeye çalıştı, bir kısmı iflas erteleme talebinde bulundu. Pandemi sürecinde, buda ertelendi daha doğrusu yasaklandı.

Bankaların büyük bir kısmı yabancıların eline geçti. Buna bilerek ve isteyerek demeyeceğim ama göz göre müsaade edildi. Elde kalan bir kaç kamu bankasına, zararına konut, araç ve tüketici kredisi verdirildi. Asıl ihtiyacı olan, sıkıntıdaki işletmesini ayakta tutmaya çalışan esnafa, çeşitli bahanelerle kredibilitesi olmadığı gerekçesiyle destek verilmedi, batmaya terk edildi.

Merkez bankasına emir ve zorlama ile bastırılan karşılıksız TL, yine kamu bankaları aracılığı ile gerçek ihtiyaç sahiplerine koklatılıp, lüks tüketim yapacak olanlara bol keseden dağıtıldı.

Konut kredi faizleri indirildi, Hile-i Şer ile satılmış gibi gösterilip bankalardan milyarlarca TL alınıp, Dolar, Euro ve Altına yatırıldı. Hem içerden hem dışardan vurulduk ve vurulmaya devam ettik. Bütün bunlar çok marifetli ekonomi yonetiminin gözleri önünde oldu ve hala oluyor.

Türk Lirası’nın şiddetli ve hiddetli değer kaybının ateşleyici nedenleri bunlar görünse de asıl neden borca dayalı ekonomik büyüme ve bağımlılık.

Üretmeyen ve Kamudaki elzem üretim tesisleri satıldığı yada atıl hale getirildiği için, Türkiye dış ve iç politikası, Küresel Sistemin çıkarları doğrultusunda teslim alınmaya hazır bir noktaya getirildi. Çünkü borç almayan yani kredi çekemeyen bir Türk toplumu ve Türk Devleti ayakta duramayacak hale geldi.

Para, Bilim ve Bilgi Güçtür. Çalışkan genç nüfus ise daha büyük bir Güçtür. Üretim ise her şeydir. Bunları organize edecek, vizyon, misyon ve strateji yoksa, bunların hepsi kontrolsüz bir güç olur ve kontrolsüz güç ise yok olmaya mahkumdur.

Bu günlük size veda ederken nasipse bundan sonra sizlerle hayata dair bir çok şeyi hatta yıllardır Karadeniz’in dağ ve yaylalarında dolaşan biri olarak yaşanmış kısa hikaye ve gözlemlerimi de paylaşmak imkanım olur inşallah.

Yorumlar

  1. Tülay Önder dedi ki:

    Tebrik ediyorum, toplumsal yaramıza değindiniz hem de en yalın bir dilde ve anlaşılabilir şekilde yazıya döktünüz.Yazılarınızın devamını bekliyoruz.
    Tekrar kutlarım..

  2. Doğan Yaylı dedi ki:

    Kaleminize sağlık. Yeni uğraşınızda muvaffakiyetler diliyorum.

  3. Cemal Akpınar dedi ki:

    Hayırlı , uğurlu olsun
    Değerli yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyor olacağız
    Allah utandırmasın
    Saygılar

  4. Turan Arslan dedi ki:

    Abi tebrik ediyorum başarılar dilerim, yani yazdıkların yalan değil

  5. Halim yılmazlatifoğlu dedi ki:

    Ağzına sağlık. Üretme olmadan tüketirken,tükenirsin

  6. Fatih ikbal dedi ki:

    Samimi insanlara bugünlerde her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Kaleminiz doğrudan ayrılmasın, var olun…