TARIM Haber Girişi : 13 Ocak 2021 07:51

Tarımda baştan aşağı reform şart

Tarımda baştan aşağı reform şart

Tarımda baştan aşağı reform şart

Türkiye'de gıda ürünlerindeki enflasyon nedeniyle yaşanan geçim sıkıntısı gün geçtikçe artıyor. En temel gıda ihtiyaçlarının bile ithal ediliyor olması enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor. Gıdada Türkiye gibi net ithalatçı konumunda olan ülkelerin merkez bankalarını enflasyonla mücadelede zorlu bir yıl bekliyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Aralık 2020 Küresel Gıda Fiyat Endeksi'ne göre süt ürünleri ve bitkisel yağlar başta olmak üzere gıda fiyatları üst üste yedi aydır artıyor. Son üç yılın en yüksek seviyesine ulaşan küresel gıda hammaddelerindeki fiyat artışına, kuraklık da eklenince bu yıl halkın mutfağındaki yangının daha da büyüyeceği öngörülüyor.

Merkez Bankası'nın (MB) gıda enflasyonuyla mücadele sorunun sadece döviz kurunda olduğunu düşündüğünü ve bunun üzerine bir model kurduğunu söyleyen Altınbaş Üniversitesi'nden Doç. Dr. Atilla Çifter, “Yeni yönetim daha çok döviz kuru – enflasyon geçişine odaklanmış durumda. Ancak gıda fiyatlarında tek faktör ithal girdi maliyetleri değil” dedi. Ekonomist Enver Erkan da MB'nin faizleri yüksek tutmasının enflasyonla mücadele için tek başına yeterli olamayacağı görüşünde. Erkan, tarımda yerlileşme politikalarının uygulanması ve yerli tohumun ağırlığının artırılması gerektiğinin üzerinde durdu.

İthalat Serbestliği Sorunları Büyütüyor

Uygulanan ithalat serbestliğinin ise sorunu sadece öteleyip büyütüyor. MB'nin gıda fiyatları ile tek başına mücadele edemez. Vergi indirimlerini içeren maliye politikalarına ve verimliliği artıracak tarım teşviklerine ihtiyaç vardır.

Çiftçi krediye çalışıyor

Gıdada her ay gördüğümüz ani fiyat sıçramaları sonucu çiftçinin kredi faizini karşılamak için üretim yapar hale geldi. Nakit sıkıntısı nedeniyle devreye stokçular ve spekülatörler girdi. TÜİK'ten yüzde 45'lere varan fiyat artışlarıyla her ay yeni ‘zam şampiyonunu' ortaya çıkarıyor. Sadece maliyet artışı hiçbir gıda ürününde bu oranlarda zamlara yol açmaz. Bunda önemli ölçüde çiftçiyi finanse eden spekülatörlerin payı var. Tarladan tüketiciye olan süreçte tedarik, saklama, dağıtım gibi aracılık hizmetleri en başta regüle edilmeli. Genç nüfus tarımsal üretim içinde yer almayarak büyük şehirlerde sabit gelirle yaşamayı daha cazip görüyor. Çiftçilerin ürettikleri üründen daha fazla kazanmalarını sağlayacak değişiklikler yapılırsa, tarımda istihdam azalışı durdurulabilir.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.