TARIM Düzenleme Tarihi : 29 Eylül 2020 08:00 Haber Girişi : 29 Eylül 2020 08:01

Sütte şok

Sütte şok

Çiğ süt fiyatının artırılmamasına tepki: Ulusal Süt Konseyi’nde şok istifa

Çiğ süt üreticilerinin yüksek yem maliyetleri nedeniyle her geçen gün daha çok zarar etmeleri üzerine Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Kamil Özcan, Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa etti.

Çiğ süt üreticilerinin yüksek yem maliyetleri nedeniyle her geçen gün daha çok zarar etmeleri Ulusal Süt Konseyi’nde üretici temsilcisinin istifasına neden oldu. Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Kamil Özcan, Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu üyeliği kararında etkili oldu.

Ulusal Süt Konseyi’ni etkisiz, yaptırım gücü olmayan, adil olmayan, duyarsız, üreticiyi ve tüketiciyi korumaktan ve desteklemekten uzak olmakla eleştiren Kamil Özcan, istifa dilekçesinde süt konusunda yaşanan sorunları ve konseyin tavrını 10 maddede dile getirdi.

Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Kamil Özcan, Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Başkanlığına yazdığı istifa dilekçesinde Konseyin 12.12.2017 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında “Üretici Alt Grubu” kontenjanından Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildiğini belirterek: “Seçildiğim günden bu yana; bir yandan var olan aksaklıkların giderileceği ve sistemin çalışabileceği diğer yandan da Konseyin özellikle üretici kesimin sorunlarına daha duyarlı ve çözüm odaklı yaklaşacağı beklentisi içerisinde oldum ve bunları sağlayacak şekilde görev yapmaya çalıştım. Ancak; Konseyin yasal altyapısı, işleyişi ve yönetim yapısından kaynaklanan bir takım olumsuzluklar yüzünden beklenen faydayı sağlayamadığım ve sağlayamayacağım kanaatine vardım.” dedi.

İstifaya neden olan sorunlar

Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyeliği’nden istifa eden Kamil Özcan istifa dilekçesinde çözülmesi gereken sorunları şöyle sıraladı:

1- Ulusal Süt Konseyi mevcut anlayış ve işleyişi ile etkisiz bir “danışma kurulu” kimliğinden sıyrılmamış, hatta her geçen gün bu kimliği pekiştirecek politikalar izlemiştir.

2- Konseyin temel görevlerinden biri sektörün önemli sorunlarına ilişkin uyarı ve tavsiyelerde bulunmaktır. Yapılan az sayıda öneri ve uyarının bile muhataplarınca dikkate alınmaması, üzerinde durulmaması, olağan karşılanır hale gelmiştir. Konseyin herhangi bir yaptırım gücü yoktur.

3- Konseyin genellikle sanayi kesimini kayırıcı kararlar aldığı, bir başka ifadeyle adil davranmadığı üretici çıkarlarını korumaktan uzak olduğu görüşü, haklı olarak yaygınlık kazanmıştır.

4- Konseyin, çiğ süt maliyetini hesaplamak ve ilan etmek de dahil yaptığı faaliyetler; süt piyasasının düzenlenmesi, kalitenin artırılması, kayıt ortamının geliştirilmesi, üretici çıkarlarının korunması gibi ana konularda etkisiz kalmıştır. Bu durumun olağan görülmesinde tercihlerin üretici ve üretimden yana olmamasının etkisi olduğu düşünülmektedir.

5- Konsey, ulusal hedeflerden biri olarak ortaya konan enflasyonla mücadeleye süt sektöründe sadece çiğ süt fiyatını sabit tutarak katkı vermeye çalışmış, sanayi ürünleri ve yem fiyatlarındaki artışın üreticileri olumsuz etkilemesine duyarsız kalmıştır. Sonuçta maliyetler ciddi manada arttığı halde, Ülkemizde çiğ süt fiyatı ve süt desteklemeleri bir yıl boyunca neredeyse hiç artmamış, Konsey çiğ süt fiyatının ve süt desteklemesinin artırılması talebinde bile bulunmamış/bulunamamıştır. Ama süt ürünleri ve yem fiyatları artmaya devam etmiştir.

6- Enflasyonla mücadele kapsamında gösterilen milli duruşumuza katkı sağlayacak tüketiciyi koruyan market raf satışlarını arttırmayacak diğer alternatif destekleme ve ücretlendirme önerilerimizde bu süre zarfında hayata geçirilememiştir.

7- Süt üretiminde karlılık ve süt fiyatının belirlenmesinde önemli ölçütlerden biri süt: yem paritesidir. Türkiye’de süt yem paritesi; süt fiyatı kesif yem fiyatına bölünerek hesaplanmakta ve bu değerin hiç olmazsa 1,5 olması istenmektedir. Oysa Türkiye’de süt: kesif yem paritesi yıllardır 1,5 ve daha yukarı olmamış, genellikle 1,2 civarında seyretmiştir. Süt fiyatının gerekirse aylık belirlenmesi ve sürekli güncellemeye esas süt yem paritesinin en az 1,5 olarak belirlenmesi önerilerimizde de bir ilerleme sağlanamamıştır.

8- Konsey, bazı süt sanayicilerinin kendilerinden fabrika yemi almayan süt üreticilerinin ürettikleri sütü satın almamalarını engelleyecek girişimlerde bulunmamıştır.

9- Konseyin, süt üreticilerinin refah seviyesini artırmaya ve üretimde süreklilik sağlamaya yönelik, ıslaha ve destekleme politikalarına yönelik olumlu sonuçlanmış hiçbir girişiminden söz etmek mümkün değildir.

10- Özellikle Türkiye için kaliteli ve görece ucuz hayvansal protein kaynağı olan süt ve ürünlerine ihtiyaç duyan kesimlere, özellikle dar gelirli ailelerin çocuklarına, uygun fiyatlarla ulaştırılması yönündeki talep ve önerilerimiz dikkate alınmamıştır.