DÜNYA Düzenleme Tarihi : 24 Ekim 2020 11:11 Haber Girişi : 24 Ekim 2020 11:12

Küresel ısınma

Küresel ısınma

Uluslararası İklim Eylem Günü: “İklim Değişikliği ile Mücadele Hayati Riskleri Önleyecek”

24 Ekim Uluslararası İklim Eylem Günü’nde dünyanın en önemli sorunlarından biri olan iklim değişikliğine ve onun geri döndürülemez etkileri olarak dikkat çekildi.

Sürdürülebilir kalkınma alanında öncü danışmanlık hizmetleri sunan Escarus (TSKB Sürdürülebilirlik Danışmanlığı), 24 Ekim Uluslararası İklim Eylem Günü’nde dünyanın en önemli sorunlarından biri olan iklim değişikliğine ve onun geri döndürülemez etkilerine dikkat çekti. Escarus Proje Direktörü Ece Sevin, “2020 yılında etkileri küresel çapta izlenen pandemi sebebiyle kaynak tüketimleri azalsa da 2019 yılına ait veriler bize bir fikir veriyor. 2019 yılında dünyada her gün ortalama 1,28 milyar araç kullanıldı. Günde yaklaşık 14,7 milyon ton kömür, 10,8 milyar metreküp doğal gaz, 101 milyon varil petrol tüketildi. Bu tüketim sonucunda 2019 yılında her gün 93,6 milyon ton CO2 atmosfere salındı. İklim değişikliği ile mücadele kapsamında ciddi adımlar atmazsak; 2030 yılında buzullar erimeye devam edecek ve deniz suyu seviyesi 20 cm civarında yükselecek, tarımsal üretimin azalması sebebiyle mevcuda ilave 100 milyondan fazla insan aşırı yoksulluğa düşecek, 80 milyon iş kaybı olacak ve bu sebeple 2,4 trilyon dolardan fazla ekonomik kayıp meydana gelecek.” dedi.

Küresel ekonomiyi vuran COVID-19’a rağmen karbon salımı istenen seviyeye düşmedi

Ece Sevin, Giresun’da yaşanan sel felaketinin, İstanbul’da meydana gelen sağanak yağış ve doluların, Ege Bölgesi’ndeki sıcaklıkların mevsim normallerinin üstüne çıkarak rekor kırmasının, 2020 yılında Türkiye geneli Eylül ayı sıcaklık ortalamasının 3,4 °C daha yüksek seyretmesinin sorumlusu olarak iklim değişikliğini gösterdi. Yaşananların önlenemeyen sera gazı emisyonu artışından kaynaklanmakta olduğunu söyleyen Sevin, herkesin iklim değişikliğinin yarattığı tehditler ve uzun vadeli riskler konusunda bilinçli olması ve mücadele etmek için eyleme geçmesi gerektiğini vurguladı. Sevin açıklamasına şu sözlerle devam etti: “COVID-19 salgınının küresel ekonomiyi durma noktasına getirdiği ilk aylarda bile sera gazı emisyonları iklim değişikliği ile mücadele için istenen seviyeye düşürülemedi. Bu hedefe ulaşmanın yolu etkin bir enerji ve iklim değişikliği politikasının hayata geçirilmesi ile enerji üretim ve tüketim biçimimizi optimize etmekten geçiyor. Bunun için hükümetler politikalarını değiştirerek endüstriyi daha temiz teknolojiler kullanmaya, yenilenebilir ve alternatif enerji yatırımlarını artırmaya teşvik etmeliler.”

İklim değişikliği ile sadece hükümetlerin ve endüstriyel kuruluşların mücadele etmesinin yeterli olmadığına değinen Sevin, bu konuda bilinçli davranarak iklim ayak izimizi azaltmak için bireysel katkıda bulunmamız gerektiğinin altını çizdi: “Bireyler olarak bizler de verimli kaynak ve enerji tüketimine özen göstererek, atıklarımızı ayırarak, ev ve işyerlerimizde düşük emisyonlu seçeneklere yönelerek iklim değişikliği ile mücadeleye katkıda bulunabiliriz.”