Kıdem

Kıdem Tazminatıma Dokunma?

 

Kıdem Tazminatı; İş Kanunda belirtilen fesih hallerinde en az bir yıllık kıdeme sahip işçiye veya işçinin ölümü halinde hak sahiplerine işveren tarafından kanun gereği ödenmesi gereken, miktarı işçinin kıdemine ve son brüt kazancına göre belirlenen tazminattır.

 

Türkiye’de kıdem tazminatı ilk olarak 15.Haziran.1936 tarihli Resmi

Gazetede yayınlanan 3008 sayılı İş Kanunu ile çalışma yaşamımıza

girmiştir.

 

Dikkat edilmesi gereken önemli bir konu ise kıdem tazminatına

hak kazanabilmek için 3008 Sayılı İş Kanununda ‘’…. her bir tam iş

senesi…’’ tanımı varken, ‘’… her bir tam yıl için…’’ denilerek

takvim yılı uygulaması getirilmiştir.

Kıdem Tazminatı Fonu:

Mevcut haliyle kıdem tazminatı uygulaması, firmaların konjonktürdeki dalgalanmalara karşı esnekliklerini de zayıflatmaktadır. Ekonomik sıkıntıların arttığı dönemlerde işçi çıkarmak zorunda kalan firmalar, ödenmesi gereken kıdem tazminatları yükü altında ezilmekte, finansal  yapıları daha da zayıflamaktadır. Bu durumda birçok firma kıdem tazminatını ödememek için  çeşitli yollara başvurmakta, böylece sonunda işçi ve işveren mahkemelik olmaktadır.

 

1927 Sayılı kanunda ‘’İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık,

emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak

kaydıyla Devlet veya kanunla kurulu kurumlarda veya %50 hisseden fazla Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir. Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.’’  Maddesi yer almıştır.

 

SONUÇ:

  • Kıdem tazminatının işsizlik sigortası gibi kullanılmasının getirdiği yükler nedeniyle birçok firma kıdem tazminatı yükümlülüğünden kurtulmak için işçileri bir yılını doldurmadan işten çıkarıp yeniden işe almaktadır. Bu uygulama, bir yandan işçi devrini hızlandırırken diğer yandan çalışma barışını olumsuz yönde etkilemektedir.
  • Kıdem tazminatı fonu kurulmalıdır.
  • Kıdem tazminatı uygulaması istihdamı engellemektedir.
  • İşlerin açıldığı dönemde birçok firma yeni işçi almayı mümkün olduğu kadar ertelemekte ve fazla mesaiye ağırlık vermektedir.
  • Kıdem tazminatı yükleri, kayıt dışı istihdamı da teşvik etmektedir.
  • Firmalar üzerindeki Kıdem Tazminatı yükü 70 Milyar TL’yi

geçmiştir.

  • Bu yük firmaların bilançolarında gözükmemektedir.

Kısaca.,

Kıdem tazminatı fonunun kurulması bu sorunları ortadan kaldıracaktır.

Fonun nasıl kurulacağı, kimler tarafından yönetileceği, fona yapılcak katkı oranının ne olacağı ve kazanılmış hakların nasıl korunacağı konularında bir görüş birliği sağlanması lazım. Fonun kurulması işçinin haklarını koruma altına alacaktır. Fakat işverene bir maliyet yükleyecektir. İşverenler Kıdem tazminatını nasıl ödeyeceğim diye düşünmeyeceklerdir. Bu işçinin lehine olan son derece önemli bir konudur. ‘’KIDEM TAZMİNATIMA DOKUNMA’’ söyleminin işçi lehine hiçbir tutar tarafı yoktur.

Hükümetin hiç vakit kaybetmeden kıdem tazminatı fonunu kurması iş dünyasını kısmen rahatlatacaktır.